Haber & Duyuru
 
   
Osmanlı'da Matbaa Tarihi

1493 Yılında Sefaradlar'ın Osmanlı topraklarına gelişlerinden bir yıl geçmeden David ve Samuel İbn Nahmias tarafından istanbul'da ilk matbaa kuruldu.

Yakov ben Asher'in aynı yıl yayınlanan Arba'ah Trurim adlı eseri, bu matbaanın ilk ürünüdür. Bu matbaada basılmış olan 'Midraş Teilim'' adlı 1512 baskı yılı eser İstanbul-Karaköy'de faaliyet gösteren 500.yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesinde sergilenmektedir. İstanbul, 16,yuzyılın başından 18,yüzyılın sonuna kadar İbranice matbaacılığın en önemli merkezlerinden biri oldu.Nahmias ailesi, 1518'e kadar bu mesleği sürdürdü. İlk Ermeni matbaasının 1511 ya da 1512 yılında kurulduğu kabul edilirse de Hagop Meğabard'ın Venedik'teki bu ilk baskı çalışmaları devamlılık göstermediğinden bu tarih Ermeni matbaacılığı açısından sembolik bir önem taşır. 1562'de, daha sonra Eçmiyadzin Gatoğigosluğuna gelecek olan I. Mikayel tarafından Papa IV. Pius'la görüşmek üzere İstanbul'dan Roma'ya gönderilen Apkar Tıbir Tokhadetsi (Tokatlı), buradan Venedik'e geçerek matbaacılık sanatını öğrenmiş ve oğlu Sultanşah'ın (Marc Antonio) yardımıyla tek sayfalık bir takvim ve bir Mezbur kitabı basmıştır. 1567'de İstanbul'a dönen Apkar Tıbir muhtemelen Surp Nigoğayos Kilisesi'nde (bugün Kefeli Mescidi; Karagümrük'te) kurduğu matbaada, Venedik'ten beraberinde getirdiği Ermenice hurufatı kullanarak iki yıl içinde altı kitabın basımını gerçekleştirmiştirİstanbul'da Rumca baskı gerçekleştirilen ilk basım evi Patrik Kirillos Lukaris döneminde, 1627 Haziran'ında ,İngiltere'de eğitim gören rahip Nikodimos Metaksas tarafından kuruldu. Bu tesis bir yıl sonra bir Yeniçeri grubu tarafından tahrip edildi. Yunanlı araştırmacı N.E.Skiadas'ın yazdığına göre Yeniçerileri'i tahrik eden Katolik Cizvit papazlarıydı. Nedeni, matbaada basılan kitap ve risalelerin Katolik mezhebi adına yaptıkları dini propagandayı zorlaştırmasıydı. İkici girişim, Patrik I. Samuil'in ( Hanceri ) makamına seçilmesiyle 1763 yılında gerçekleşti ve 1768'de görevinden ayrılışına kadar sürdü. Bu dönemde dini kitapların yanında Yunan aydınlanmasına büyük yararı dokunan yapıtlar da basıldı. Üçücü ve asıl girişim ise 1798'de ( daha sonra patrikhane'nin orta kapısına asılan ) Patrik V. Grigorisos döneminde oldu. Bu söz konusu olan, Mahmut Paşa hanında kurulan en son gelişmelere uygun ve teknik açıdan eksiksiz bir basımeviydi. Ancak çalışması, Padişah tarafından atanan altı üyeli bir sansür heyetinin kontrolü altındaydı. Buna rağmen, bu tesislerde basılan kitapların Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaşamakta olan Rumların eğitimine katkısı büyük olmuş, hatta bu kitaplar hemen sonraki dönemde kurulan Yunan Krallığı'nda da rağbet görmüştür. 1821'de Yunan ayaklanmasını izleyen dönemde İstanbul'da meydana gelen olaylar süresinde basım tesisi hasara uğraşmış ve çalışması 1827 yılına kadar durmuştur. Macar asıllı bir Hıristiyan iken Müslümanlığı kabul edip, Osmanlı hizmetine giren İbrahim Müteferrika, 1720'li yıllarda bir matbaa kurmak için uğraşıyordu. Fakat hem maddi, hem de siyasi desteğe ihtiyacı vardı. İbrahim Müteferrika'ya matbaa kurması için beklediği fırsat onunla aynı düşüncede olan bir başka devlet görevlisiyle karşılaşması sayesinde çıktı. Babası Yirmisekiz Mehmed Çelebi ile Paris'e giden sadaret mektubi halifelerinden, yani başbakanlık personelinden Mehmed Said Efendi Fransa'da bir matbaayı ziyaret etmiş ve Türkiye'ye döndüğünde bir matbaa açmayı tasarlamıştı. İbrahim Müteferrika ile Mehmed Said Efendi'nin işbirliği yapması sonucu 1727 Temmuz başlarında Sultan Üçüncü Ahmed'in fermanı ve Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi'nin fetvasıyla ilk Türk matbaasını kurma izni alındı. İbrahim Müteferrika ve Yirmisekiz Çelebizade Mehmed Said Efendi tarafından Müteferrika'nın Yavuz Sultan Selim semtindeki evinde kurulan matbaanın ilk kitabı, basımı 1729'un ilk aylarında tamamlanan Vankulu Lugati'ydi.

                                                                                             Salih Çiçek

Ana Sayfa | İletişim